"Mutluluğa kapı açıyoruz..."
[Collapse/Expand]
Bu bölüm henüz tamamlanmadı !

SIKÇA SORULAN SORULAR

1. Kadınların doğurganlığını etkileyen faktörler nelerdir?

En önemli faktör kadının yaşıdır. Kadın yaşı arttıkça gebe kalabilme şansı azalır. Bu durum tüp bebek tedavilerinin sonuçlarına da yansımaktadır. 35 yaşına kadar ortalama %40 oranlarında canlı doğum oranları elde edilirken 40 yaşından sonra bu oran ne yazık ki, %11’lere kadar düşmektedir.

2. Düzenli cinsel ilişkiye rağmen çocuk sahibi olamayan çiftler, ne zaman tedaviye yönelmeliler?

Kadın yaşının 35’in altında olduğu çiftlerde 1 yıl, 35 yaşın üstündekilerde ise 6 ay sonra tanısal testlere ve uygun tedaviye başlanabilir. Ancak, daha önceden bilinen gebeliği engelleyen bir durum varsa (şiddetli adet düzensizlikleri, tüplerde tıkanıklık öyküsü veya erkekte bilinen ciddi sperm bozukluğu) daha önce de inceleme ve araştırma başlanabilir.

3. Tüp bebek kaç yaşına kadar uygulanabilir? İleri yaştaki hastalar ne kadar beklemeli?

Her merkezin üst yaş sınırı olmasına rağmen 42-44 yaşına kadar tüp bebek  uygulanabilir. Ancak 40 yaşından sonra gebelik şansı giderek azalır. 44 yaşından sonra ise tedavi başına gebelik şansı ne yazık ki %1’lere kadar düşmektedir.

4. Tüp bebek yöntemi nedir?

Yaygın adıyla tüp bebek veya in vitro fertilizasyon kadından alınan yumurta hücreleri ile erkekten alınan sperm hücrelerinin vücüt dışında laboratuar ortamında döllenerek embriyo oluşturulması ve bu oluşan embriyoların rahim içine yerleştirilmesi (embriyo transferi) işlemidir.

5. Mikroenjeksiyon yönteminin tüp bebek yönteminden farkı nedir?

Mikroenjeksiyon yönteminde tek bir sperm özel ekipmanlar yardımıyla yumurta içine yerleştirilerek, yumurtanın döllenmesi sağlanırken, klasik tüp bebek yönteminde spermlerin yumurtanın içine kendiliğinden girmesi sağlanır. Mikroenjeksiyon yöntemi temel olarak erkeğe bağlı kısırlığın tedavisinde kullanılmasına rağmen son yıllarda kullanımı diğer sebeplere bağlı kısırlığın tedavisinde de yaygınlaşmıştır

6. Tüp bebek tedavisi hangi aşamalardan oluşmaktadır?

Basitçe anlatmak gerekirse, yumurta hücrelerinin gelişimi için günlük yapılan enjeksiyonlarla yumurtalıkların uyarılması (ovülasyon indüksiyonu), sonrasında olgunlaşan bu yumurtaların toplanması (ovum pick-up), yumurtaların laboratuar ortamında erkekten elde edilen sperm ile döllenmesi, ve sonuçta elde edilen bu embriyoların rahime yerleştirilmesi (embriyo transferi) aşamalarından oluşur.

7. Yumurta toplama işlemi nasıl yapılır? Ağrılı bir işlem midir? 

Vajinal ultrasonografi eşliğinde ultrasonografi aletinin ucuna yerleştirilen bir iğne yardımıyla yumurtalık içine girilerek negatif basınç oluşturularak follikül adı verilen ve içinde oosit (yumurta) bulunan sıvı dolu keseciklerin içi boşaltılır. Bu sıvılar hemen laboratuar ortamında mikroskop altında incelenerek saptanan yumurtalar ayrılır. Genellikle her bir yumurtalığa bir iğne girişi olur. Ağrılı bir işlem olması nedeniyle sınırlı uyuşturma, sedasyon (hasta hafif uyutularak) ya da tamamen genel anestezi altında yapılır. İşlem genellikle 20 30 dakika içinde tamamlanır.

8. Yumurta toplama işlemi sonrasında kişi kendini nasıl hisseder?

Hastalar işlemden birkaç saat sonra evine gidebilir, hastanede kalmak gerekmez. İşleme bağlı olarak kısa süreli hafif kasık ağrısı ve lekelenme şeklinde kanama olabilir. Bu durumda endişelenmemek gerekir.

9. Bu tedaviler sonucu yumurtalık rezervi tükeniyor mu?

Hayır. Tüp bebek yönteminde çok sayıda yumurta geliştirildiği için hastaların çoğunda bu endişe bulunmaktadır. Fakat tüp bebek amaçlı verilen ilaçlar ile yumurtalık rezervi azalmaz. Çünkü bu tedavi sürecinde büyüme ve yok olma sürecine giren yumurtaların hepsinin olgunlaşması sağlanır.

10.Yumurtalar döllendikten sonra embriyolar rahim içine nasıl yerleştirilir?

Embriyo transfer işlemi yumurta toplama işleminden 2-5 gün sonra çoğunlukla abdominal (karından bakılan) ultrason eşliğinde rahim azgından ince bir katater ile girilerek embriyoların rahim içine yerleştirilmesi şeklinde olur. Bu işlem ağrısız bir işlemdir ve anestezi veya ağrı kesici gerektirmez.

11.Transfer sonrası istirahat edilmeli mi? 

Tüp bebek yöntemi yapılan çiftlerin en sık sordukları sorulardan biridir. Yapılan çalışmalar embriyo transferi sonrası yatak istirahatının gebelikler sonuçları üzerine olumlu etkisini göstermemiştir. Bu nedenle hastalara normal gündelik hayatlarına devam etmeleri önerilir.

12.Transferden sonra kişi normal aktivitelerine ne zaman döner?

Cinsel yaşam ve spor dışında normal aktivitelere transfer sonrasında hemen dönebilir.

13.Kişinin cinsel yaşamını etkiler mi?

Gebelik testi gününe kadar (transfer sonrası 12 gün) cinsel ilişki önerilmemekle birlikte bilimsel olarak kanıtlanmış bir uygulama değildir.

14.Tüp bebek tedavisinde kullanılan hormon ilaçları kanser riskini artırır mı? Bu ilaçların yan etkileri var mı?

Bu ilaçlar 1970li yıllardan beri tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu güne kadar elde edilen bilimsel veriye dayanarak diyebiliriz ki, tüp bebek ilaçlarının yumurtalık kanseri veya diğer kanserlere yol açtığını gösterecek bir bulgu yoktur. Bunun dışında ilaçların en önemli yan etkisi yumurtalıkların aşırı uyarılmasıdır (overyan hiperstimulasyon sendromu). Ek olarak enjeksiyon bölgesinde kaşıntı, kızarıklık, yanma gibi lokal irritasyon bulguları olabilir.

15.Bu tedaviler sonucu dış gebelik olur mu?

Dış gebelik olasılığı %1-3 civarındadır ve doğal yoldan oluşan gebeliklere göre bu oran azda olsa yüksektir. Gebelik elde edilen hastaların ise %0,5’inde ise heterotopik gebelik denilen embriyonun hem rahim içine, hem de rahim dışına yerleşme olasılığı vardır.

17.Çiftlerin her ikisinde de tıbbi bir sorun olmadığı halde gebelik elde edilemiyorsa nasıl bir yol izlenir?

Bu durumdaki çiftlere ‘açıklanamayan infertilite’ grubu denilir. Bu durumda kadının yaşı önem kazanmaktadır. 35 yaşın üzerindeki hastalarda ve kısırlık süresi 3 yılı geçmiş çiftlerde ovülasyon indüksiyonu ve intrauterin inseminasyon tedavileri başlanır ve eğer  gebelik elde edilemezse 2 veya 3 denemeden sonra tüp bebek tedavisine geçilebilir. Daha genç hastalarda ve infertilite süresi özellikle 2 yıldan kısa olanlarda doğal gebelik oluşması şansını tanımak için bir süre daha beklenebilir. İleri tredavilere bu bekleme süresinden sonra geçilir.

18.Tüp bebek tedavisi ne kadar sürer?

Tedavinin başından (yumurtalık uyarılmasından)  gebelik testi gününe kadar toplam yaklaşık 30 gün sürer. Ancak uzun protokol kullanılan hastalarda bir önceki adet döneminden başlayan enjeksiyonlar olduğu için bu protokolde süre 10 gün daha uzundur.

19.Tüp bebek gebeliklerinde düşük riski daha mı yüksektir?

Doğal yoldan oluşan gebeliklere göre düşük riski artmaz.

20.Tüp bebek kaç kez denenebilir?

Kesin bir sınırlama yoktur, ancak üç denemeden sonra gebelik şansı düşer. Azda olsa diğer denemelerde de gebelik sansı vardır.

21.Tüp bebek tedavisinde cinsiyet belirleyebilir miyiz?

Tıbbi gereklilik dışında ülkemizde yapılmamaktadır.

22.Gebelik oluşmadan önce genetik problemler konusunda alınabilecek önlemler var mı?

Aile öyküsünde genetik hastalıklar varsa ve bu hastalıkların preimplantasyon genetik tanı (PGT) yöntemi ile embriyolar değerlendirilir ve transferde sadece hastalık taşımayan embriyolar kullanılır. Bilinen genetik hastalığı olmayan çiftlerde ise bu yöntemi kullanmaya gerek yoktur. Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıklarında  yada  ileri yaş nedeniyle tüp bebek yapılan hastalarda da PGT’nın faydalı olduğu gösterilmemiştir.

23.Tüp bebek işleminde başarılı olma şansı nedir?

 Anne yaşına ve embriyo kalitesine bağlıdır. 30 yaşın altında gebelik oranları %50’lerde iken  40 yaşın üstünde deneme başına %10’un altındadır.

24.Tüp bebek işleminde başarıyı etkileyen faktörler nelerdir?

Tedavide en önemli faktör kadının yaşıdır. Bunun dışında birçok faktör başarıyı etkileyebilir. Bunlar infertilitenin sebebi (endometriosis varlığı gibi), süresi, oluşan yumurta ve embriyoların kalitesi, rahimin bütünlüğü (rahim içine yerleşebilecek durumda olması ) başarıyı etkilen diğer faktörlerden bazılarıdır. Bunlara ek olarak işlemleri yapan ekibin tecrübesi, laboratuar şartlarının optimum düzeyde olması embriyo transferinin kolay ve atravmatik olması gibi sebepler de gebelik oranlarını etkiler

25.Tüp bebek tedavisinde başarıyı olumsuz yönde etkileyen faktörler nelerdir?

Sperm kalitesinin çok kötü olması, elde edilen yumurta sayısının az olması, rahim içinde embriyoların tutunmasını engelleyecek yapışıklık, myom veya polip gibi patolojilerin varlığı, endometriozis hastalığının bulunması, ve hidrosalpinks denilen tüp içinde sıvı birikiminin olması gibi faktörler başarıyı olumsuz olarak etkiler.  Ayrıca kadında obezite varlığı, tedavi sırasında sigara içimi gibi diğer yan föktörler de tedaviyi olumsuz olarak etkileyebilmektedir.

26.Tüp bebek işlemi sırasında oluşabilecek riskler nelerdir?

En önemlisi çoğul gebeliklerdir. Ancak özellikle son yıllarda transfer edilen embriyo sayısına getirilen sınırlandırmalar bu riski azaltmıştır. Bunun dışında tüp bebek tedavisi özellikle polikistik over hastalarında görülen yumurtalıkların aşırı uyarılmasına (ovaryan hiperstimülasyon sendromu) neden olabilmektedir. Bu iki risk dışında yumurta toplama işlemi (ovum pick up – OPU) sırasında görülen yumurtalıklardan kanama ve daha sonrasında enfeksiyon ise oldukça nadir görülen komplikasyonlardır.

27.Tüp bebek tedavisi süresince hastanede yatmak gerekli midir?

 Tüp bebek tedavisi süresince hastanede kalmak gerekmez.

28.Tüp bebek uygulamalarıyla elde edilen gebeliklerden doğan bebeklerle, normal doğan bebekler arasında fark var mı?

İlk tüp bebek çocuğunun dünyaya gelmesinden bu yana 30 yıldan fazla bir süre geçmiştir ve bugün dünyada doğan tüm bebeklerin yaklaşık %1’i tüp bebek tedavisi yöntemiyle dünyaya gelmektedir. Bu sürede tüp bebek tedavisinin riskleri üzerine yapılmış birçok araştırma bulunmaktadır. Bu araştırmalara göre çoğul gebelikler dışında fetal anomali açısından bebeklerde artmış ciddi fetal anomali riskine rastlanmamıştır. Tüp bebek tedavisi sonrası doğan bebeklerin biraz daha erken doğduğu ve düşük doğum ağırlığında olduğu ileri sürülmektedir. Bunun dışında cerrahi yöntemlerle (TESE gibi) sperm elde edilerek yapılan mikroenjeksiyon işlemlerinden (ICSI) sonra oluşan erkek fetuslarda az miktarda ciddi olmayan fetal anomaliler tespit edildiği bildirilmektedir.




YAPILAN İŞLEMLER
  • Temel infertilite (kısırlık) araştırması
  • Yumurta Takibi ve aşılama
  • Klasik tüp bebek (IVF)
  • ICSI (mikroinjeksiyon)
  • IVM (ilaçsız tüp bebek)
  • Doğal ve mini tüp bebek yöntemleri
  • IMSI(Yüksek büyütmeli mikroskopla yapılan sperm seçimi)
  • Asiste Hatching (Lazerle yardımcı yuvalama)
  • PGD(preimplantasyon genetik tanı)
  • Dondurma İşlemleri
  • Androloji laboratuvarı
  • Ürolojik Muayene
  • Psikolojik destek ve danışmanlık
Prof. Dr. Erbil DOĞAN
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı İnfertilite